RSS

HIL

Küçük iş için sakin not.

Okuma

Biten kitabın sessizliği neden utanç değildir

Son sayfa kapanır, hemen yenisi der el. Kapanış çoğu masada boşluk utancı sanılır; bakılmamış ikinci kenarı şişirir, üç sayfayı ezer.

· · güncellendi

Biten kitabın sessizliği neden utanç değildir

Son sayfa kapanır. Kapanan sayfa tek kişilik birçok masada bir mahkeme gibi durur. Durduğu yer çoğu zaman henüz bakılmamış bir ikinciyi ister. İkinci açılmak ister. Açılmak isteyen ikinci kişiyi döver: hemen yenisi. Dövülen kişi bakılmamış kitabı içeri alır. İçeri alınan ikinci, bitmeyen kitabın utancını da erken satın alır. Satın alınan utanç henüz kapanmamış bir bitiştir. Bitiş olmayan açılış, üç sayfadan fazlasının neden okunmadığını unutturur. Unutulan üç sayfa kenarı şişirir. Kabaran kenar taneyi ezer.

Bu sahneyi bir disiplin vaadiyle kapatmak kolaydır. Vaat her kapanışı tembellik ilan eder. İlan kılavuzun işi değildir. Dergi, biten kitabın neden bir boşluk utancı olmadığını durdurur. Durunca kapanan kapak bir soruyla karşılaşır: bu, bakılan bir kapanış mı? Değilse ikinci gitmez. O ikinci kayıp gibi görünür. Dışarıdan bakınca kayıp çoğu zaman kenarın şişmemesidir.

Bitince hemen yeni kitap açılır mı?

Kapanış bir boşluk gibi görünür. Dışarıdan bakınca boşluk çoğu zaman henüz bakılmamış bir seçimdir. Bakılmayan seçim ikinciyi borçlandırır. Borç kenarı teslim yapar. Yapılan teslim okumayı bir performans yapar. Performans yığını şişirir. Kabaran yığın üç sayfayı eğer. Eğilen üç seçkiyi depo yapar. Depo arşivciye yakışır. Haftalık okuma arşivcilik değildir.

Tersi de vardır. Her kenar sonsuza dek kapanır. Kapanan kenar korku gibi anlaşılır. Bu okuma korku okumayı düşman ilan eder. İlan masayı da utandırır. Utanan masa ya her bitişi hemen yeniler ya hiç kapatmaz. İki uç kenarı yok eder. Yok edilen kenar okumayı bir inanç savaşı yapar. Savaş işi yutar.

  • Bitince hemen yeni kitap açılmak zorunda değildir.
  • Sessizlik unutmak olmak zorunda değildir.
  • Adsız kapanış kenarı şişirir; bakılan kapanış okumayı tutar.

Bu sahneyi bir okuma şablonuyla kapatmak ister bazı anlatılar. Şablon her kapanan kapağa bir ikinci üretir; çıkan ikinci kılavuzun işi olabilir. Dergi, biten kitabın neden utanç olmadığını söyler. Bu duruş kenarı bir imtihan olmaktan çıkarır.

Sessizlik unutmak mıdır?

Biten kitabın sessizliği utanç değildir; çünkü utanç bakılmamış bir boşluğa giydirilen hükümdür. Hüküm olmayan sessizlik kapanmış seçimin nefesidir. O nefes her kapağı borç yapmaz. O nefes kahraman görünmez. Asıl nezaket kapanışı bir zaaf sanmamaktır. O zaaf kenarı tutar. O kenar kişiyi yok saymak zorunda değildir. Yok sayılmayan kişi yine de bu haftanın ikinci kitabını şişirmeyebilir.

Nefes bir kimlik değildir. Kimlik her kapanan sayfayı aynı sessizliğe zorlar. O sessizlik bakım okumasını da kusurlu yapar. Kusurlu ilan zalimdir. Sert olmayan bakış kapanışı adlandırır: nefes, kenar, ikinci. Konan ad üç ağız utanarak yan yana kalabilir. Yan yana kalmak aynı şey olmak değildir.

“Bitince hemen yenisi” cümlesi burada bir kural tableti değildir. Tablet masaları tek biçime ezer. Ezilen masa kendi kenarını göremez. Kör kalan masa kapanışı da utanç yapar. Yapılan utanç okumayı öldürür.

Kapanan sayfa mahkeme gibi durur çünkü süreklilik seçimin yerini alır. Yerini alan süreklilik okumayı yeniden icat ettirir. Yeniden icat edilen okuma cuma akşamı utanç bırakır: bunu neden açtık. Utanç bir sonraki kapanışı daha yumuşak şişirir. Yumuşak şişirme gerekçeyi gizler. Saklanan gerekçe perşembe iki hatıra doğurur. Doğan hatıralar samimi olabilir. Samimi iki ağız bakılan duruşun yokluğudur. Bu boşluk kader değildir. Kader gibi görünen şey, kısa nefesin kaba sanılmasıdır. Kaba görünen duruş çoğu zaman doğru iştir: bu masa bu kapağı tutar, bakılmadan yenilemez. O kapak yok sayılmış bir sayfa olmak zorunda değildir. Yok sayılmayan sayfa yine de bakılmamış bir ikinciyi borç yapmak zorunda değildir. Borç olmayan kapanış kahraman görünmez. Asıl nezaket bitişi utanç sanmamaktır.

İki satırlık bir kapanış

Küçük örnek bir stüdyo öğlesidir. Kapak kapanır. O kapak iki satır tutar: “bitti. Kenar duruyor. İkinci yok.” Satırlar bir inziva değildir. Satırlar kapanışın utanç olmamasını ister. Olmayan utanç kenarı tutar. O kenar nazik ikinciyi yemez. Yemeyen kenar üç sayfayı da utandırmaz. Böyle bir üç seçilen yazıya dönebilir. Dönen kenar gerekçe olabilir. Olmayan gerekçe yine de değerdir. O kenar vitrin olmak zorunda değildir.

Aynı masada başka bir öğle her kapanan kapağı yeniler. Yenilenen ikinci “bir bakıver” olur. Olan bakıver çalışmış gibi görünür. Asıl duran yer okumanın şişmesidir. Kabaran okuma çarşamba “neden bunu açtık” utancı üretir. Utanç bir sonraki kapanışı daha erken şişirir. Erken ikinci kenarın yokluğudur.

Örnek bir yasak değildir. Böyle bir yasak olmayan ad yönü olan kenarı gizlemez. Açık kalan kenar iş olabilir. Olan iş kahraman görünmez. Asıl nezaket her kapanışı borç sanmamaktır. Sanı olmayan kapanış utanarak satırda kalabilir. Kalan satır utanç değildir. Utanç olmayan nefes üç sayfayı tutar.

Burada bir okuma şablonu var mı?

Editörün işaretlediği sıra, bakılacak bir seçim, adı konmuş bir ikinci: bazı açılışlar işin kendisidir. O açılış bu yazıdan bir kusur giymez. Giyilen kusur dili çalar. Dil çalınmasın diye dergi, biten kitabın neden utanç olmadığını söyler. Bu duruş kapanışı bir ahlak olmaktan çıkarır. Ahlak olmayan kenar adlandırılabilir. Konan ad kenar oturuşu yemeyebilir.

Merhamet kırılgan kenarı vitrine ezmez. Ezilmeyen kenar iş olmak zorunda da değildir. Olmayan iş bakılan yere düşmez. O kenar kayıt sanılmaz. O kenar perşembe çatışmaz. O perşembe ekibi yormaz. O ekip her kapanışı borç sanmaz. Sanmayan bakış sessizliği bir tapınak da yapmaz. Tapınak olmayan kenar utanarak kapanmış bir sayfada kalabilir. Kalan kenar kahramanlık değildir.

Bu yazı bir okuma şablonu değildir. Hangi ikincinin açılacağı kılavuz tarafına aittir. Dergi, biten kitabın neden utanç olmadığını söyler. Bu duruş kapanan kapağı bir soruyla karşılaştırır: bu, bakılan bir kapanış mı? Değilse ikinci gitmez. O ikinci kayıp gibi görünür. Dışarıdan bakınca kayıp çoğu zaman okumanın şişmemesidir. Şişmeyen okuma kahraman görünmez. Asıl nezaket her kapanışı borç sanmamaktır.

Biten kitabın sessizliği neden utanç değildir? Çünkü utanç bakılmamış boşluğa giydirilen hükümdür. Hüküm olmayan sessizlik kapanmış seçimin nefesidir. O nefes kenarı tutar. O kenar kişiyi yok saymak zorunda değildir. Yok sayılmayan kişi yine de bu haftanın ikinci kitabını şişirmeyebilir. Şişmeyen kenar ayrı kalabilir. Ayrı kalan iş kapanışın nezaketidir. Nezaket her bitişi borç sanmamaktır.

Sık sorulanlar

Bitince hemen yeni kitap açılır mı?

Çoğu masada açılmaz. Açılmayan ikinci tembellik değildir. Tembellik gibi duran şey, kapanışı utanç sanmaktır.

Sessizlik unutmak mıdır?

Değildir. Sessizlik bakılan kapanıştır. Adsız kapanış kenarı şişirir; şişen kenar okumayı bırakır.

Burada bir okuma şablonu var mı?

Yok. Şablon kılavuzun işidir. Dergi, biten kitabın neden utanç yığını olmadığını söyler; sıra cümlesini ezberletmez.