RSS

HIL

Küçük iş için sakin not.

Okuma

Bitmeyen kitap neden tembellik değildir

İşaret durur, hâlâ bitmedi der gece. Duran işaret çoğu masada mahkeme gibi okunur; bakılmayan seçim yığını şişirir, kenarı utandırır, okumayı bırakır.

· · güncellendi

Bitmeyen kitap neden tembellik değildir

İşaret durur. Duran işaret küçük stüdyoda bir mahkeme gibi okunur: hâlâ bitmedi. Okunan mahkeme kişiyi döver. Dövülen kişi kitabı şişirir. Şişen kitap, okuma listesinin utancını da unutturur. Unutulan utanç yığını iş sanır. İş sanılan yığın kenarı utandırır. Utanan kenar bir sonraki parlak başlığı da içeri alır. İçeri alınan başlık, üç sayfadan fazlasının okunmamasını gizler. Gizlenen ölçek utancı büyütür. Büyüyen utanç okumayı bırakır.

Bu sahneyi bir disiplin vaadiyle kapatmak kolaydır. Vaat her sayfayı bir borç yapar. Borç okuma notunun iş olmadığını da çalar. Çalınan not kitabı bir kahramanlık ilan eder. İlan bitmeyen işareti bir suç delili yapar. Suç çoğu zaman bakılmamış bir seçimdir. Bakılmayan seçim yığını şişirir. Şişen yığın kenarı bırakır. Bırakılan kenar bir sonraki geceyi de mahkeme yapar.

Bitmeyen işaret tembellik midir?

Bitmeyen işaret bir yokluk gibi görünür. Görünen yokluk çoğu zaman henüz bakılmamış bir seçimdir. Bakılmayan seçim “hâlâ bitmedi” ile örtülür. Örtü kişiliği mahkûm eder. Mahkûm kişilik kitabı bir kimliğe çevirir: bitiren okur, bırakamayan okur. Kimlik yorgunlukta çatlar. Çatlayan kimlik bir sonraki parlak başlığı içeri alır. İçeri alınan başlık yığını şişirir. Şişen yığın kenarı utandırır. Utanan kenar okumayı bırakır.

Tersi de vardır. Her kitap bırakılır. Bırakılan kitap korku gibi anlaşılır. Anlaşılan korku okumayı düşman ilan eder. İlan masayı da utandırır. Utanan masa ya her sayfayı borç yapar ya hiç açmaz. İki uç kenarı yok eder. Yok edilen kenar okumayı bir inanç savaşı yapar. Savaş işi yutar.

  • Bitmeyen kitap çoğu zaman tembellik değildir.
  • Utanç bakılmayan seçimin borcudur.
  • Gerekçesi olan sayfa kalır; gerekçesiz sayfa yığını şişirir.

Bu sahneyi bir okuma şablonuyla kapatmak ister bazı anlatılar. Şablon her kitaba bir bitiş günü üretir. Üretilen gün kılavuzun işi olabilir. Dergi, bitmeyen kitabın neden tembellik olmadığını söyler. Söylemek işareti bir imtihan olmaktan çıkarır.

Her kitap bitmeli midir?

Bitmeyen kitap tembellik değildir; çünkü tembellik adsız kalmış bir hükümdür. Hüküm olmayan utanç bakılmayan seçimin borcudur. Bakılmayan yığın kenarı şişirir. Şişen kenar üç sayfayı da bırakır. Bırakılan üç sayfa okumayı öldürür. Ölen okuma bir sonraki parlak başlığı içeri alır. İçeri alınan başlık yine bitmez. Bitmeyen ikinci kitap utancı büyütür. Büyüyen utanç kader sanılır. Sanı haksızdır. Haksız okuma kitabı bir karakter kusuru yapar. Kusur gibi görünen şey, seçimin bakılmamasıdır.

Bitmek bir kimlik değildir. Kimlik her işareti aynı bitişe zorlar. Zorlanan bitiş bakım kitabını da kusurlu yapar. Kusurlu ilan zalimdir. Zalim olmayan bakış kitabı adlandırır: gerekçesi var, gerekçesi yok, kenar. Adlandırılan üç ağız utanarak yan yana kalabilir. Yan yana kalmak aynı şey olmak değildir. Aynı şey olmayan ağız küçük okumanın nezaketidir. Nezaket bitmeyen işareti bir suç delili yapmaz; bakılmayan seçimi adlandırır ve gerekçesiz yığını kenarın üstüne bindirmez.

“Başlanan her kitap biter” cümlesi burada bir kural tableti değildir. Tablet masaları tek biçime ezer. Ezilen masa kendi kenarını göremez. Göremeyen masa kitabı da borç yapar. Yapılan borç okumayı öldürür.

İşaret mahkeme gibi okunur çünkü seçim bakılmamıştır. Bakılmayan seçim yığını iş sanır. İş sanılan yığın kenarı utandırır. Utanan kenar bir sonraki parlak başlığı içeri alır. İçeri alınan başlık ölçeği gizler. Gizlenen ölçek utancı büyütür. Büyüyen utanç okumayı bırakır. Bırakılan okuma “hâlâ bitmedi” cümlesini doğurur. Cümle kişiyi döver. Dövülen kişi kitabı şişirir. Şişen kitap yine bakılmaz. Bakılmayan kitap ikinci bir mahkeme doğurur. Mahkeme olmayan bakış işareti adlandırır: gerekçesi olan sayfa, gerekçesiz sayfa, bırakılacak kenar. Adlandırılan üç ağız utanarak yan yana kalabilir. Yan yana kalmak aynı şey olmak değildir. Aynı şey olmayan ağız küçük okumanın nezaketidir. Nezaket bitmeyen işareti kahraman gece ilan etmemektir.

Bırakılmış bir kenar

Küçük örnek bir stüdyo gecesidir. İşaret durur. Duran işaret iki satır tutar: “gerekçe yok. Bırakıldı. Kenar duruyor.” Satırlar bir ihanet değildir. Satırlar gecenin mahkeme olmamasını ister. Olmayan mahkeme kenarı utandırmaz. Utandırmayan gece yarınki okumayı tutar. Tutan okuma yeniden ısınabilir. Isınabilen kenar her kitabı aynı kahramanlığı istemez.

Aynı masada başka bir gece kitap şişirilir. Şişen kitap üç yeni başlık daha alır. Doğan başlık çalışmış gibi görünür. Görünen yer kenarın eğilmesidir. Eğilen kenar “hâlâ bitmedi” utancı üretir. Utanç bir sonraki parlak başlığı daha yumuşak içeri alır. Yumuşak alış seçimin yokluğudur.

Örnek bir yasak değildir. Yasak olmayan ad gerekçesi olan sayfayı gizlemez. Gizlenmeyen sayfa kalabilir. Kalan sayfa kahraman görünmez. Görünmeyen kahramanlık yığının mahkeme olmamasıdır.

Bırakmak ihanet midir?

Gerekçesi olan sayfa, bakılacak bir kenar, adı konmuş bir okuma: bazı kitaplar işin kendisidir. Kendisi olan kitap bu yazıdan bir kusur giymez. Giyilen kusur dili çalar. Dil çalınmasın diye dergi, bakılmayan seçimin neden tembellik olmadığını söyler. Söylemek işareti bir ahlak olmaktan çıkarır. Ahlak olmayan bırakış adlandırılabilir. Adlandırılan bırakış kişiyi yok saymak zorunda değildir.

Merhamet kırılgan kitabı borçla ezmez. Ezilmeyen kitap tane olmak zorunda da değildir. Olmayan tane bakılan yere düşmez. Düşmeyen kitap kayıt sanılmaz. Sanılmayan kitap gece çatışmaz. Çatışmayan gece okumayı yormaz. Yormayan okuma her işareti kahraman sanmaz. Sanmayan bakış bitmeyen kitabı bir tapınak da yapmaz. Tapınak olmayan kenar utanarak bırakılmış bir sayfada kalabilir. Kalan kenar kahramanlık değildir.

Bu yazı bir bitiş şablonu değildir. Hangi kitabın bırakılacağı kılavuz tarafına aittir. Dergi, bitmeyen kitabın neden tembellik olmadığını söyler. Söylemek duran işareti bir soruyla karşılaştırır: bu, bakılmayan bir seçim mi? İse kitap adlandırılır. Adlandırılan kitap kayıp gibi görünür. Görünen kayıp çoğu zaman kenarın şişmemesidir. Şişmeyen kenar kahraman görünmez. Görünmeyen kahramanlık bitmeyen işareti tembellik ilan etmemektir.

Bitmeyen kitap neden tembellik değildir? Çünkü tembellik adsız kalmış bir hükümdür. Hüküm kişiyi döver. Dövülen kişi kitabı şişirir. Şişen kitap kenarı utandırır. Utanan kenar bir sonraki parlak başlığı içeri alır. İçeri alınan başlık ölçeği gizler. Gizlenen ölçek utancı büyütür. Büyüyen utanç okumayı bırakır. Bırakılan okuma kader değildir. Kader gibi görünen şey, seçimin bakılmamasıdır. Bakılan seçim slogan olmak zorunda değildir. Olmayan slogan utanmadan kısa kalabilir: gerekçesi var, gerekçesi yok. Kısa kalan ad küçük okumanın nezaketidir. Nezaket her işareti borç ilan etmemektir.

Sık sorulanlar

Bitmeyen kitap tembellik midir?

Değildir. Utanç bakılmayan seçimin borcudur. Bakılmayan yığın kenarı şişirir; şişen kenar okumayı bırakır.

Her kitap bitmeli midir?

Bitmek zorunda değildir. Gerekçesi olan sayfa kalır. Gerekçesiz sayfa borçtur; borç yığına giydirilmez.

Bırakmak ihanet midir?

Değildir. Bırakılan kitap bakılacak kenarı koruyabilir. Korunan kenar yığını mahkeme yapmaz.